Denizli’de Mezar Taşları Aracılığıyla Geçmişin Derinliklerine Yolculuk!

Denizli’de Mezar Taşları Aracılığıyla Geçmişin Derinliklerine Yolculuk!

Denizli’de Kültürel Zenginlikleri Koruma Misyonu: Pamukkale Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Mustafa Beyazıt ve ekibi, Şehir Genelindeki Mezarlıklardan Derlenen Osmanlı Dönemi Mezar Taşlarını İnceliyor ve Geçmişi Yeniden Hayata Taşıyor!

Denizli’de, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın onayıyla çalışmalarını sürdüren Prof. Dr. Mustafa Beyazıt ve ekibi, Osmanlı dönemine ait mezar taşlarının bulunduğu ilçe ve mahallelerde detaylı bir araştırma yürütüyor. Bu projenin temel amacı, Osmanlı dönemine ait mezar taşlarını tespit etmek, üzerlerindeki yazıları okumak ve bu taşların kaynaklandığı dönemin dini, kültürel, sosyal, edebi ve sanatsal özelliklerini ortaya koymaktır. Prof. Dr. Mustafa Beyazıt, mezar taşlarının, bölgeye ait bir tür tapu belgesi niteliğinde olduğunu vurgulayarak, bu çalışmanın kültürel mirası koruma ve anlama açısından önemli bir katkı sağlayacağını belirtti.

“Mezar taşları, büyük bir kültürel miras unsuru olarak büyük önem taşımaktadır,” ifadesini kullanan Prof. Dr. Mustafa Beyazıt, “Denizli’deki tüm ilçe ve mahalleler dahil olmak üzere Osmanlı dönemi mezar taşlarının çalışmalarını yönetiyoruz. Kültürel miras değeri taşıyan taşların envanterleme çalışmalarını sürdürüyoruz. Osmanlıca yazıları ve kitabeleri okuyarak, çoğu zaman muazzam boyutlarda ve damga işaretleriyle süslenmiş eserlere rastlıyoruz. Yazısız ve kitabesiz olsa dahi, şekil ve form açısından incelediğimiz taşlar da mevcut,” şeklinde konuştu. Prof. Dr. Mustafa Beyazıt, mezar taşlarının bir tür tarihi belge olduğuna ve aynı zamanda son derece değerli bir kültürel miras öğesi olduğuna vurgu yaptı.

Nesillerin buluşturulması amacıyla yürütülen çalışma kapsamında, vatandaşların özellikle kendi yakınlarının mezar taşlarının tespiti konusunda bizzat kendilerinden yardım talep edildiğini belirten Prof. Dr. Mustafa Beyazıt, “Alan çalışmaları sırasında en dikkat çeken şey, bölge halkının projeye büyük bir ilgi göstermesidir. Bu durum, bizleri son derece memnun etti. İnsanlar genellikle kendi aile büyüklerinin defin yerini biliyor, ancak hangi mezarın onlara ait olduğundan emin olamıyorlar. Bizden yardım istediklerinde, talep edilen mezar taşlarını okuyarak bu belirsizliği gideriyoruz. Bu süreç sonunda insanlar çok mutlu oluyor ve bize teşekkür ediyorlar. Pratikte, nesilleri birebir buluşturmuş oluyoruz. Ayrıca, bu taşların kültürel miras olduğunu yöre halkına özellikle vurguluyoruz. Halkımızı, mezar taşlarının hırsızlık ve kaçak kazılara karşı bilinçlendirmeye çalışıyoruz. Ne yazık ki, mezar taşları tahrip ediliyor ve sergi amaçlı çalındıkları da duyuluyor. Yürüttüğümüz çalışmaların, bu tür durumların engellenmesine katkı sağlayacağını düşünüyorum,” şeklinde konuştu.

Bir yanıt yazın

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.